Uzm. Dr. Yaprak Arslan Psikiyatrist & Psikoterapist
İzmir Psikiyatrist
İzmir Psikoterapist
izmir Psikolog
Psikiyatrist
Psikoterapist
Psikolog
Major Depresyon
Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Sosyal Fobi
Panik Atak
Obsesif Kompulsif Bozukluk OKB
(DEHB) Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
Bipolar Bozukluk
Depresyon Tedavisi
Destekleyici Psikoterapi
EMDR
Cinsel Terapi
Şizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluklar
DEHB mi, Kaygı Bozukluğu mu? Erişkinlerde Sık Karıştırılan Durumlar
Dikkatini toplamakta zorlanıyor, başladığınız işleri yarım bırakıyor ya da sürekli erteleme alışkanlığı yaşıyor olabilirsiniz. Aynı zamanda zihniniz hiç durmadan çalışıyor, sürekli endişeleniyor veya en kötü senaryoları düşünüyor olabilirsiniz.
Bu durumda akla gelen sorulardan biri şudur:
“Bende Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) mı var, yoksa kaygı bozukluğu mu?”
Aslında bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü DEHB ve kaygı bozuklukları birçok belirtiyi ortak paylaşabilir. Üstelik bazı kişilerde her iki durum aynı anda da görülebilir.
Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak kesin bir sonuca varmak mümkün değildir. Ancak benzerlikleri ve temel farklılıkları bilmek, yaşanan güçlükleri anlamaya yardımcı olabilir.
DEHB ile Kaygı Bozukluğu Neden Karıştırılır?
Her iki durumda da kişiler;
* Dikkatini toplamakta zorlanabilir.
* Unutkanlık yaşayabilir.
* İşlerini erteleyebilir.
* Günlük yaşamda organize olmakta güçlük çekebilir.
* İş veya okul performansında düşüş yaşayabilir.
Bu ortak belirtiler nedeniyle birçok kişi yıllarca yalnızca kaygı bozukluğu ya da yalnızca DEHB tanısıyla takip edilebilir. Oysa bazı durumlarda altta yatan neden farklı olabilir veya iki durum birlikte bulunabilir.
Dikkat Dağınıklığının Nedeni Aynı Değildir
İlk bakışta benzer görünse de dikkat dağınıklığının ortaya çıkış nedeni iki durumda farklıdır.
DEHB’de
Dikkat, ilgi çekmeyen veya uzun süre odaklanmayı gerektiren görevlerde sürdürülemeyebilir.
Kişi çalışmaya başlamakta zorlanabilir, sık sık başka uyaranlara yönelebilir veya yaptığı işi yarıda bırakabilir.
Bu güçlük genellikle çocukluk döneminden itibaren farklı derecelerde vardır ve yaşamın birçok alanında kendini gösterir.
Kaygı Bozukluğunda
Dikkatin dağılmasının nedeni çoğu zaman yoğun endişedir.
Kişi çalışmak ister ancak zihni sürekli;
“Ya başarısız olursam?”
“Acaba yanlış mı yaptım?”
“Ya kötü bir şey olursa?”
gibi düşüncelerle meşgul olabilir.
Yani dikkatin önündeki engel, yoğun kaygı ve zihinsel uğraştır.
Erteleme Davranışı Her İki Durumda da Görülebilir
Erteleme alışkanlığı hem DEHB’de hem de kaygı bozukluklarında sık görülebilir.
Ancak altında yatan nedenler farklı olabilir.
DEHB’de kişi işe başlamayı organize etmekte zorlanabilir. Görev gözünde büyüyebilir veya motivasyon oluşturmak güçleşebilir.
Kaygı bozukluğunda ise erteleme, hata yapma korkusu, başarısız olma endişesi veya mükemmel yapma isteğinden kaynaklanabilir.
Dışarıdan bakıldığında iki kişi de işini ertelemiş gibi görünür; ancak onları bu davranışa götüren süreç aynı değildir.
İçsel Huzursuzluk Her Zaman Kaygı Anlamına Gelmez
Erişkin DEHB’de birçok kişi dışarıdan sakin görünmesine rağmen zihninin sürekli aktif olduğunu ifade eder.
Kaygı bozukluğunda ise bu zihinsel hareketliliğe çoğunlukla geleceğe yönelik endişeler, belirsizlik korkusu ve olumsuz beklentiler eşlik eder.
Bu nedenle “zihnim hiç durmuyor” ifadesi tek başına tanı koydurucu değildir.
Çocukluk Öyküsü Neden Önemlidir?
DEHB, nörogelişimsel bir durumdur.
Bu nedenle belirtilerin kökeni çoğunlukla çocukluk yıllarına uzanır. Her birey çocuklukta tanı almamış olabilir; ancak dikkat sorunları, unutkanlık, organizasyon güçlüğü veya dürtüsellik gibi belirtiler geçmişte de farklı şekillerde var olabilir.
Kaygı bozuklukları ise yaşamın herhangi bir döneminde başlayabilir ve çoğu zaman belirli stres etkenleriyle ilişkilendirilebilir.
Bu nedenle ayrıntılı çocukluk öyküsü, değerlendirme sürecinin önemli parçalarından biridir.
DEHB ve Kaygı Bozukluğu Birlikte Görülebilir mi?
Evet.
Araştırmalar, DEHB olan bireylerde kaygı bozukluklarının toplum ortalamasına göre daha sık görüldüğünü göstermektedir.
Uzun yıllar dikkat sorunlarıyla mücadele etmek, işleri yetiştirememek, sık hata yapmak veya sürekli eleştirilmek zaman içinde kaygının gelişmesine katkıda bulunabilir.
Benzer şekilde yoğun kaygı yaşayan bir kişinin dikkatini toplaması da zorlaşabilir.
Bu nedenle iki durumun birbirinden dikkatle ayırt edilmesi kadar, birlikte bulunabileceklerinin de göz önünde bulundurulması önemlidir.
Tanı Neden Sadece Belirtilere Bakılarak Konulmaz?
İnternette yer alan belirtiler veya kısa tarama testleri, kişinin yaşadığı güçlükleri fark etmesine yardımcı olabilir.
Ancak dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve erteleme gibi belirtiler;
* depresyon,
* uyku bozuklukları,
* bazı tıbbi hastalıklar,
* yoğun stres,
* kaygı bozuklukları
gibi birçok farklı durumda da görülebilir.
Bu nedenle tanı sürecinde belirtilerin ne zaman başladığı, hangi ortamlarda görüldüğü, günlük yaşamı nasıl etkilediği ve eşlik eden diğer durumlar birlikte değerlendirilir.
DEHB ve kaygı bozuklukları bazı belirtiler açısından birbirine benzeyebilir. Ancak bu benzerlik, her dikkat dağınıklığının DEHB ya da her unutkanlığın kaygı bozukluğu olduğu anlamına gelmez.
Doğru tanıya ulaşabilmek için belirtilerin bütüncül olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Yaşadığınız güçlüklerin nedenini anlamak, kendinizi suçlamaktan çok daha işlevsel bir başlangıç olabilir. Çünkü doğru değerlendirme, yalnızca bir tanı koymaktan değil; kişinin güçlü yönlerini, zorlandığı alanları ve ihtiyaçlarını birlikte anlamaktan geçer.
Psikiyatrist & Psikoterapist
Konuyla İlgili Diğer Yazılarım
DEHB mi, Kaygı Bozukluğu mu? Erişkinlerde Sık Karıştırılan Durumlar
Erişkin DEHB ile Yaşamak: Günlük Hayatta En Sık Karşılaşılan Güçlükler
Erişkin DEHB: Farklı Çalışan Bir Beyin
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB): Belirtiler, Sebepler ve Yönetim Yöntemleri